Evet. Değişik fakültelerde ve özel fabrikaların araştırma-geliştirme bölümlerinde mevcut gürültüyü azaltmanın yöntemleri yoğun biçimde araştırılmaktadır. En büyük gürültü kaynaklarından birisi olan karayollarında da gürültüyle mücadeleye büyük önem verildiği biliniyor.
Zaman zaman bazı belediyelerin uygulamak istediği gürültü ile ilgili düzenlemeler yasal boşluklar nedeniyle gerektiği biçimde uygulanamıyor. Öte yandan Çevre
bakanlığının valilikler yoluyla yayınlanmış olan genelgesi günümüzde gürültüyle mücadelede yeterli olabilir. Sağlık ocaklarında çevre sağlığı bölümleri ve gürültü ölçme aygıtları var. Herhalde uygun kamuoyu baskısı sağlanırsa belediyeler ve sağlık müdürlüklerinin işbirliği ile devamlı aşırı gürültünün yasal yöntemlerle durdurulması sağlanabilir.
Ülkemizde teröre, uyuşturucuya karşı yürütülen mücadelede olduğu gibi gürültüye karşı da inançlı bir mücadeleye ihtiyaç var. Bir işyerinin aşırı gürültüsü ile aşırı bir müzik sesi arasında kulağa verebileceği zarar yönünden hiç fark yoktur. Niteliği ne olursa olsun “aşırı ses” kulağı bozar, sağır eder ve çınlatır..
Aşırı gürültünün zararları, özellikle müzik dinlemenin çok yaygın olduğu gençlere, her fırsatta, belki de okullarda, anlatılmalıdır.